Gezegenler kişisel haritamızdaki burç ve evlerden geçerken, devinim hızlarına göre bir zaman diliminde ilerlerler. Dünyaya olan uzaklıkları nedeniyle, en hızlı ilerleyen gezegen ay, en yavaş ilerleyen gezegen pluto dur. Bazı gezegenler dönüş hızları ve güneşe olan mesafeleri ile dünyanın dönüş ilerleme hızı farklı olduğu için, dünyadan bakıldığında bazı dönemlerde sanki o gezegen geri gidiyormuş gibi algılanır. Bu döneme retro dönemi denir. Retro dönemleri de eklenince gezegenlerin her burç ve evde kalış zamanları kısa ya da uzun olur.
günlük transit yorumları nasıl yapılır?
horoskopta ev dereceleri ne demektir?
Doğum zamanımızın gezegen yerleşimlerini gösteren horoskop, 360 derecelik bir dairedir. Bu daire 30 ar derecelik 12 burç dilimine, ve 12 ev çizgisine sahiptir. Evler belirlenirken birkaç türlü hesaplama yapılmaktadır. Uzun yıllardır pek çok kişinin doğum haritasını çıkardığımda ve yıllar içinde bu kişilerin deneyimledikleri alanları da gözlemlediğimde, en uygun sistemin placidus ev sistemi olduğunu gördüm. Bu sistemde yükselen burca göre evler farklı derecelere bölünmekte. Aynı burçtaki bazı kişiler, saklı süreç dediğimiz Satürn döngülerinde deneyimlerini kısa denilebilecek sürede yaşarken, bazıları çok daha uzun yıllar alan zorluklar deneyimlemekteler. Bunun nedeni aynı burçtaki kişilerin yükselen burçlarının farklılığından kaynaklanmaktadır. Saklı süreç 1. 2. ve 3. ev dilimlerinin toplamıdır.
yükselen burcun transitlerdeki önemi
Astroloji haritalarında bilindiği üzere, 12 burç, gezegenler ile birlikte 12 adet de ev vardır. Evler yükselen burçtan başlayarak sıralanır. Evler, hayatımızın önemli alanlarını belirler. Evlerde bulunan gezegenlere bakarak, hangi deneyimleri, hayatımızın hangi alanlarında yaşama olasılığımız olduğunu anlarız. Gezegenlerin günlük devinimlerinin doğum zamanımızdaki gezegenlerin, bulundukları yerlerle olan karşılaştırmaları sonucu elde edilen günlük transit yorumları genellikle burçlara göre yapılmaktadır.
astrolojinin anlamı
Hepimiz bir zaman diliminde, dünyanın bir noktasında, ilk nefesimizi alarak yaşama gözlerimizi açıyoruz. Doğduğumuz anda, sonsuzlukça ahenkli devinimini sürdüren bir gökyüzü altındayız. Güneş, ay, Merkür, Venüs ve diğerleri.. evrendeki muhteşem ahenk içinde seyrini sürdüren milyonlarca galaksinin, sadece bir tanesinin çekim alanında yaşama merhaba diyoruz. Gezegenlerin bizim doğum zamanımız ve yerimizle ilgili ne bir kaygıları ne de bir tasarrufları var. Onlar bünyelerinde var olan negatif-pozitif çekim alanları ile düzenli bir sistem içinde salınıp duruyorlar. Güneş hayat veriyor ışınlarıyla, fazla ışın yakıyor.
